Hizmetin Sesi Gürültüyü Bastırdı
Bazen bir gün, sadece saatlerden ibaret değildir; bir şehrin nabzını, siyasetin tonunu ve toplumun ruh halini de içinde taşır. Dün de tam olarak böyle bir gündü.
Şennur Yıldız
Köşe Yazarı
Bazen bir gün, sadece saatlerden ibaret değildir; bir şehrin nabzını, siyasetin tonunu ve toplumun ruh halini de içinde taşır. Dün de tam olarak böyle bir gündü. Yoğun, yorucu ama her anında “bu şehirde bir şeyler oluyor” dedirten bir gün…
Dün sabah Derince ile başladık güne. Belediye Başkanı Sertif Gökçe’nin sahaya koyduğu tempo artık sıradan bir belediyecilik refleksinin çok ötesindeydi. Her gün yeni bir iş, her gün yeni bir adım…
Dün de Afet Mutfağı ve Lojistik Deposu’nun temel atma töreni vardı.
Gösteriş yoktu.Ama anlam çoktu.
Çünkü bu ülkenin gerçeği artık şudur: Deprem “olur mu” sorusu değil, “ne zaman olur” sorusudur. Ve tam da bu yüzden, beton atılmadan önce atılan her bilinç, her hazırlık, her plan; aslında bir şehir güvenliğidir. Derince’de atılan temel, sadece bir bina değil, geleceğe karşı kurulmuş bir refleks duvarıydı.
Öğleden sonra İzmit’e geçtik.Tüysüzler Mahallesi’nde bu kez farklı bir tablo vardı: Yusuf Mamik Taziye Evi’nin temel atma töreni.
Bu kez sahnede sadece belediye yoktu; özel sektör de vardı. Dayanışma vardı, kent ortak aklı vardı.
İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in yerel yönetim anlayışı da tam bu noktada dikkat çekiyor. Siyasetin sertleştiği, kutuplaşmanın arttığı bir zeminde; hizmet üretme ısrarını koruyan bir çizgi… Herkesin farklı düşündüğü yerde bile, ortak paydada “kent” fikrini tutma çabası.
Bu şehirde önemli olan da tam olarak bu: Farklılıkların kavga değil, üretim alanına dönüşebilmesi.
Mamikler ailesi, bu şehrin üretken, güven veren ve işini hakkıyla yapan saygın isimlerinden biri. Yıllardır farklı alanlarda gösterdikleri başarıyı şimdi sosyal bir projeye taşımaları da ayrıca kıymetli. Bu yapının kısa sürede tamamlanıp bölge halkına hizmet vereceğine dair inanç güçlü.
Günün bir diğer dikkat çeken başlığı ise Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği Körfez Aqua Akvaryumu oldu. Sadece bir yatırım değil; kentin sosyal hafızasına bırakılacak yeni bir yaşam alanı…
Kocaeli artık yalnızca sanayiyle değil, sosyal ve kültürel yatırımlarla da kendini yeniden tarif ediyor.
İşte böyle hizmetler bizleri mutlu ediyor, geleceğe umutla bakmamızı sağlıyor. Hizmetin hangi partiden ya da hangi isimden geldiğinin hiçbir önemi yok. Önemli olan bu şehre kalıcı eserler kazandırmak, insanların yaşamını kolaylaştırmak ve gelecek nesillere güzel bir miras bırakabilmek.
İşte tam bu noktada tüm bu tablo bize tek bir şeyi söylüyor: Sahada ciddi bir hizmet üretimi var. Ve bu üretim, siyasetin gürültüsünden daha sessiz ama çok daha kalıcı bir iz bırakıyor.
Siyasetin de tam olarak böyle olması gerektiğine inanıyorum. Kavga ederek değil üreterek, yıkarak değil inşa ederek, kutuplaştırarak değil birleştirerek siyaset yapılmalı. Yapılan her güzel işe destek vermek, eksikleri ise yapıcı eleştirilerle dile getirmek hepimizin ortak sorumluluğu olmalı.
Bugün YKS’ye giren gençler, bu ülkenin en büyük sessiz emeğini taşıyor.
Aylarca, hatta yıllarca süren bir hazırlığın tek bir güne sığdırıldığı bir sınav…
Benim kızım da o gençlerden biri. Aynı heyecanı, aynı kaygıyı, aynı umudu taşıyor. Ve aslında Türkiye’nin dört bir yanında binlerce aile bugün aynı duyguda birleşiyor.
Onlara söylenecek en doğru cümle belki de en sade olanı: Emek, karşılıksız kalmaz.
Keşke bu ülke, gençlerini bu kadar ağır sınav yükleriyle değil; yeteneklerini keşfeden, adaleti önceleyen, fırsat eşitliğini gerçekten sağlayan bir sistemle buluşturabilseydi.
Bu, sadece bir temenni değil; bu ülkenin geleceğine dair en temel ihtiyaçtır.
Ve sabaha karşı bir başka heyecan daha… Türkiye A Milli Takımı sahaya çıkacak. Bir yanda sınav salonlarında ter döken gençler, diğer yanda milyonları ekran başına kilitleyecek bir milli maç.
İkisi de aynı duygunun farklı hali: mücadele, umut, inanç.
Bu ülke bazen sınav salonlarında, bazen stadyumlarda aynı anda tek yürek olur.
Son söz şu:
Gürültü her zaman olacak. Tartışma da, siyaset de, eleştiri de…
Ama asıl mesele, o gürültünün arasında kimin gerçekten bir şey inşa ettiğini görebilmek.
Ve bu ülkenin geleceği; hem sınav salonlarında kalem tutan gençlerin ellerinde, hem de sahada ter döken ay-yıldızlı formanın yüreğinde şekilleniyor.
Aileniz ve sevdiklerinizle sağlık, mutlu bir hafta sonu geçirmeniz dileğiyle...
Bu Haberi Beğendin Mi?
0 kişiden 0 kişi beğendiSen de yorumunu yaz!
E-posta adresin gizli kalacaktır. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun *Haftanın Özeti
Son dakika haberleri, resimler, videolar ve özel röportajlar












