Geleceğe Yürüyen Gençlere
Bir Sınavdan Çok Daha FazlasıZaman ne çabuk akıyor. Takvimler değişiyor, mevsimler dönüyor ve her haziran ayında milyonlarca gencin kalbi aynı heyecanla, aynı ritimle çarpmaya başlıyor.
Nurdane Mülkem
Köşe Yazarı
Bir Sınavdan Çok Daha Fazlası
Zaman ne çabuk akıyor... Takvimler değişiyor, mevsimler dönüyor ve her haziran ayında milyonlarca gencin kalbi aynı heyecanla, aynı ritimle çarpmaya başlıyor. Yarın büyük gün; Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) maratonu başlıyor. Dönüp geriye baktığımda, eğitimin ve sınavların geçirdiği o büyük dönüşümü hayranlıkla ve biraz da özlemle izliyorum.
Benim için bu yolculuğun en anlamlı duraklarından biri 1986 yılıydı; Kahramanmaraş /Afşin Kız Meslek Lisesi’nden heyecanla, umutla mezun olduğum o yıl... O dönemden bugüne köprülerin altından çok sular aktı, sistemler değişti, sınavların isimleri başkalaştı ama o salonlara taşınan heyecan hep aynı kaldı.
Üç Harfli Kısaltmaların Tarihi Yolculuğu
Bizim kuşağımız ve bizden sonrakiler, üniversite kapısını aralamak için hep farklı isimlerle ama hep aynı kararlılıkla ter döktü. Hafızalarımızı tazeleyelim:
ÜMS, ÜSS ve ÖYS Dönemi: Sınav sisteminin temellerinin atıldığı, 70'li ve 80'li yılların tek veya iki aşamalı sınavları.
ÖSS ve ÖYS: Bizim çok iyi bildiğimiz, önce barajı geçip ardından ikinci basamakta hayallerimizdeki bölümler için yarıştığımız o unutulmaz dönem.
YGS ve LYS: Zaman ilerledikçe sistem evrildi; yerini daha dinamik, çoklu oturumlu bu sisteme bıraktı.
Ve Bugün: YKS: Şimdi ise gençlerimiz TYT, AYT ve YDT olmak üzere üç oturumdan oluşan Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ile geleceğe yelken açıyorlar.
Sadece isimler mi değişti? Elbette hayır, sınavın kültürü ve teknolojisi de bambaşka bir boyuta taşındı. Eskiden sınav sonuçları açıklandığında sokaklarda bir heyecan fırtınası kopardı; çünkü sonuçlar devasa puntolarla basılmış "Sınav Gazeteleri" ile duyurulurdu. Gazete bayilerinin önünde kuyruklar oluşur, isimler satır satır aranır, listelerde o numara bulununca dünyalar bizim olurdu. Sorular sınavdan hemen sonra bugünkü gibi internete düşmez, günlerce gizemini korurdu. Şimdilerde ise dijital çağın getirdiği hızla sorular da sonuçlar da bir tık uzağımızda. Şartlar kolaylaşsa da sürecin psikolojik yükü hep aynı hassasiyeti gerektiriyor.
Sınav Rehberi: Hazırlıktan Çıkışa Küçük Tavsiyeler
Bir eğitimci gözüyle ve anne şefkatiyle, yarın o sıralara oturacak evlatlarımıza sınav sürecini en konforlu şekilde atlatmaları için birkaç altın öğüt bırakmak isterim:
1. Sınava Giderken ve Sınav Sırasında Gardırobunuz
Moda ve tasarımın kuralları bu kez şıklık için değil, tamamen "rahatlık" için çalışmalı.
Giyim: Üzerinizde baskısı, sert dikişleri olan, sizi sıkan kıyafetler olmasın. En sevdiğiniz, pamuklu, tiril tiril, spor ve rahat bir tişört ile eşofman altı en doğru seçimdir. Sınav salonunun sıcaklığına karşı katmanlı giyinmek (içte tişört, üstte hafif bir hırka) avantaj sağlar.
Ayakkabı: Burası çok önemli! Sınavda asla daha önce hiç giyilmemiş, ayağı vurma ihtimali olan yeni bir ayakkabı tercih edilmemeli. Sizi yürürken sıkmayan, yumuşak ve en önemlisi adımı attığınızda salonun sessizliğinde ses çıkarmayan tabanlı bir ayakkabı seçmelisiniz. Hem sizin hem de arkadaşlarınızın dikkati dağılmamalı.
1. Zamanı ve Zihni Yönetmek
Gidiş Süreci: Evden her zamankinden biraz daha erken çıkın. Trafik stresini yolculuğa dahil etmeyin. Giriş belgelerinizi ve kimliğinizi son bir kez kontrol edin.
Sınav Anı: Kitapçık önünüze geldiğinde derin bir nefes alın. Zor bir soruyla karşılaştığınızda onunla inatlaşmayın, turlama taktiğini kullanıp geçin. Unutmayın, bu sınav sadece bilginizi değil, kriz anındaki sakinliğinizi de ölçüyor.
Sınav Sonrası: İlk gün bittiğinde, sınav salonundan çıktığınız an o oturum kafanızda tamamen bitmeli. Arkadaşlarınızla soru kritiği yapıp zihninizi yormayın. Ertesi günkü oturuma odaklanın ve kendinizi ödüllendirin.
Geleceğin Mimarlarına Gönülden Bir Selam
Sevgili Gençler,
1986’da Afşin Kız Meslek Lisesi koridorlarından mezun olurken kalbimde taşıdığım o büyük umut kırıntılarını, bugün sizlerin gözlerinde kocaman birer meşale olarak görüyorum. Yıllar geçse, sistemler değişse ve adı ÖSS'den YKS'ye dönse de değişmeyen tek bir gerçek var: Sizin emeğiniz, sizin benzersiz potansiyeliniz ve geleceğe olan inancınız.
Bu sınav, hayat sahnesindeki rollerinizden sadece küçük bir provadır; sizin ne kadar değerli, yetenekli ve özel olduğunuzu ölçmeye hiçbir testin gücü yetmez. Siz elinizden geleni yaptınız, şimdi emeğinizin hasat zamanı. Başınızı dik tutun, derin bir nefes alın ve o sınıflara kendinize inanarak girin.
Yarın ve hafta sonu YKS'ye girecek olan tüm kalbi güzel öğrencilerimize, geleceğimizin mimarlarına sonsuz başarılar diliyorum. Zihniniz açık, kaleminiz güçlü, şansınız bol olsun. Dualarımız ve inancımız hep sizinle!
Bu Haberi Beğendin Mi?
2 kişiden 2 kişi beğendiSen de yorumunu yaz!
E-posta adresin gizli kalacaktır. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun *Haftanın Özeti
Son dakika haberleri, resimler, videolar ve özel röportajlar












