Başımızdaki Miras: Sandıktan Sokağa Modern Bir Dokunuş
"Sandık kokulu odaların kuytusunda, sadece saçlar değil; aslında bir kimlik dokunurdu o ipek yazmaların altına. "Kuşaklar boyu süregelen o sessiz gelenek, bugün şehrin kalabalığında yeniden hayat buluyor.
Nurdane Mülkem
Köşe Yazarı
"Sandık kokulu odaların kuytusunda, sadece saçlar değil; aslında bir kimlik dokunurdu o ipek yazmaların altına..."
Kuşaklar boyu süregelen o sessiz gelenek, bugün şehrin kalabalığında yeniden hayat buluyor. Anadolu’nun her yöresinden yükselen o zarif fısıltı; kiminin alnında bir sadakat nişanesi, kiminin omuzlarında bir direniş öyküsü olarak yankılanıyor. Eskiden sadece "anneanne yadigarı" olarak görülen o nakışlar, şimdilerde modern kadının stilinde en güçlü aksesuar olarak başköşeye oturuyor.
Ege’nin efelerinden miras kalan, sabırla işlenmiş iğne oyalı tülbentler artık sadece çeyizlerin süsü değil. Bugün o oyalar, ipek bir bluzun yakasında ya da minimalist bir akşam yemeği kıyafetinde zarif bir fulara dönüşüyor. Karadeniz’in hırçın dalgalarını dizginleyen o rengarenk keşanlar, yayla serinliğini metropollerin gri ceketlerine taşıyor.
Biraz daha doğuya, güneşin şehri Mardin’e ya da Şanlıurfa’ya uzandığımızda; gümüş telkâri işlemeli kofilerin ve poşuların o vakur duruşu çıkıyor karşımıza. Modernize edilmiş bağlama teknikleriyle bu köklü aksesuarlar, bir jean ve beyaz gömlek kombinine derinlik katan birer "statement" parçaya dönüşmüş durumda.
Aslında değişen sadece bağlama şekli değil; değişen, geleneğe bakış açımız. Köklerimize tutunurken dallarımızı gökyüzüne uzatmanın en estetik yolu bu belki de: Geçmişin o içten, samimi dokusunu, bugünün hızlı ritmiyle harmanlamak. Gelenek artık sadece bir anı değil; ayakları yere sağlam basan kadının modern duruşundaki en şık imza.
Bu Haberi Beğendin Mi?
4 kişiden 4 kişi beğendiSen de yorumunu yaz!
E-posta adresin gizli kalacaktır. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun *Haftanın Özeti
Son dakika haberleri, resimler, videolar ve özel röportajlar




