Kocaeli Haberleri Kocaeli Son Dakika

Kocaeli'nin Nabzını Tutan Site Kocaeliparaf.com'a Hoşgeldiniz. Kocaeli'in Güçlü Sesi, Kocaeli Haber, Kocaeli Haberleri, Kocaeli Yerel Haberleri

Kocaeli Paraf Haber Sitesi

Kemalpaşa Mh. Cumhuriyet Cd. Petan İşhanı Kat: 5 No:30 İzmit, Kocaeli
sennuruzan@gmail.com

Mesleğin Onuru İçin Yönetime Talibim!

Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Cumhuriyet’i ilan etmeden önce ilk ve tek basın toplantısını yaptığı 16 Ocak 1923’ün anısına düzenlenen Basın Onur Günü, bu yıl da İzmit’te kutlandı.

Şennur Yıldız

Köşe Yazarı


Mesleğin Onuru İçin Yönetime Talibim!

Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Cumhuriyet’i ilan etmeden önce ilk ve tek basın toplantısını yaptığı 16 Ocak 1923’ün anısına düzenlenen Basın Onur Günü, bu yıl da İzmit’te kutlandı. 

İzmit Tren Garı’nda çelenk sunuldu, Kasr-ı Hümayun’a geçildi. Fotoğraflar çekildi, protokol konuşmaları yapıldı.

Ancak soğuk havada yapılan tören, sadece fiziksel değil; ruhen de soğuktu.

Çünkü ortada bir eksiklik vardı.

Anlam vardı ama ruh yoktu.

Tarih vardı ama hafıza yoktu.

Tören vardı ama mesleğin onuru sahaya tam anlamıyla yansımadı.

***

Her fırsatta “Kocaeli’nin güçlü basını” diyoruz.

Toplantılarda, panellerde, sosyal medyada…

Peki gerçekten güçlü müyüz?

Güç, sadece haber yapmak değildir.

Güç; kendi mesleğinin itibarını savunabilmektir.

Güç; kimliğini, sınırını, ilkesini koruyabilmektir.

Ama bugün acı bir tabloyla karşı karşıyayız:

Gazeteciler sustukça, gazeteci olmayanlar konuşuyor.

Basın geri çekildikçe, mesleğin içi boşaltılıyor.

Yıllarca işçinin, emeklinin, memurun, halkın, mazlumun hakkını savunan basın,

bugün kendi hakkını savunamaz hâle gelmiş durumdadır. 

***

16 Ocak Sıradan Bir Gün Değildir. 

16 Ocak bir takvim yaprağı hiç değildir.

Bu tarih, Cumhuriyet’in basınla kurduğu ilk temasın adıdır.

Atatürk, Cumhuriyet fikrini ilk kez gazetecilerle İzmit’te,

Kasr-ı Hümayun’daki Av Köşkü’nde paylaşmıştır.

Yani bu şehir, Cumhuriyet’in düşünsel temelinin atıldığı merkezlerden biridir.

Ancak ne yazık ki biz bu tarihi;

ne genç gazetecilere anlatabildik,

ne de ulusal ölçekte bir değere dönüştürebildik.

Dün eksik kaldık.

Bugün de eksik kaldık.

***

Törende Büyükakın’ın Sözleri Sertti Ama Gerçeği Yansıtıyordu

“Bu gün çadırda kutlanacak bir gün değil.”

“Seneye böyle olursa gelmem.”

“Yapamıyorsanız, biz yaparız.”

Evet, ifadeler sertti.

Ama samimiyetle soralım: Bu tabloyu kim oluşturdu?

Bu sorumluluk sadece  Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cemal Kaplan’a mı ait?

Yıllar boyunca bu kentte güçlü medya yapıları, etkili isimler vardı.

Onlar da bu tarihi hak ettiği yere taşıyamadı.

O halde bugün ekonomik olarak zorlanan, etkisi daralmış bir yapının tek başına mucize yaratmasını beklemek gerçekçi mi?

***

Gazeteci Kimdir?

En can alıcı soru burada başlıyor.

Bugün bu kentte;

iki satır yazanı,

bir etkinlikte fotoğraf çekeni,

başka bir meslekten emekli olup arada köşe yazanı

gazeteci sayan bir anlayış hâkim.

Oysa gazetecilik; süreklilik ister, emek ister, bedel ister.

Kaç kişi bu mesleğe gazeteci olarak başlayıp,

20–30–40 yıl fiilen çalışıp,

sürekli basın kartı alabilmiştir?

Ne yazık ki sayıları bir elin parmaklarını geçmez.

Devletin gazeteci olarak tanıdığı isimlerin,

kendi meslek örgütlerinde yeterince karşılık bulamaması,

asıl sorunun özüdür.

Gerçek gazetecileri görmezseniz,

yarın bu törenlerde gerçek gazetecileri hiç göremezsiniz.

Eleştirmek Yetmez, Sorumluluk Almak Gerek

Gazeteciler Cemiyeti bir sivil toplum kuruluşudur.

Talimatla değil, iradeyle yönetilir.

Eğer gerçekten güçlü bir basın istiyorsak;

kenardan konuşma dönemi bitmelidir.

***

Kasım  ayında Gazeteciler Cemiyeti seçimi var.

Mevcut başkan aday değil.

Ortada net bir aday yok.

Ama yüksek bir beklenti var.

Gazeteciler;

kendisini gerçekten temsil edecek,

eşit mesafede duracak,

kentin her kesiminde karşılığı olan bir yönetim istiyor.

Buradan açıkça ifade ediyorum:

Bu yönetime talibim.

Ve bu seçimin çarşaf listeyle yapılması gerektiğine inanıyorum.

Değişim istiyorsak;

sandığa gideceğiz, aday olacağız, sorumluluk alacağız.

Gazetecilik Konfor Alanı Değildir

16 Ocak’ta soğuğa rağmen orada olan,

mesleğine sahip çıkan tüm meslektaşlarımı saygıyla selamlıyorum.

***

Ve son olarak,

İsrail saldırısında bacağını kaybeden Filistinli gazeteci meslektaşım

Sami Muhammed Shehada’nın şu sözlerini hatırlatıyorum:

“Bacağımı kaybettikten iki hafta sonra mesleğime döndüm.

Çünkü vereceğim mesaj, yaşadığım acıdan daha büyüktü.”

Gazetecilik budur.

Konfor değil, cesaret ister.

Suskunluk değil, sorumluluk ister.

Eğer gerçekten Kocaeli’nin güçlü basını olmak istiyorsak;

önce aynaya bakacağız.

Sonra da gereğini yapacağız.

Bu Haberi Beğendin Mi?
34 kişiden 32 kişi beğendi

Sen de yorumunu yaz!

E-posta adresin gizli kalacaktır. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun *