Kocaeli Kültür Şurası Hakkında
Allah nasip ederse 20 Ekim 2026 günü Kocaeli Kongre Merkezinde bir şura gerçekleştirilecek,Bu vesile ile Kocaeli şairler ve yazarlar derneğimizi bilgilendiren ve davet eden Şura heyetine teşekkür ederim.
Allah nasip ederse 20 Ekim 2026 günü Kocaeli Kongre Merkezinde bir şura gerçekleştirilecek,
Bu vesile ile Kocaeli şairler ve yazarlar derneğimizi bilgilendiren ve davet eden Şura heyetine teşekkür ederim.
Davet mesajı ve bilgilendirme metninde Kocaeli’nin bölgesel ölçekte etkin bir kültür ve sanat merkezi konumuna taşınmasına doğrudan katkı sağlayacak bir istişare zemini sağlanacağı belirtilerek, 7 – 8 başlık altında Kocaeli kimliğine, kültürüne, sanatına katkı sağlanmasının amaçlandığı vurgulanmış.
Yarının sahibi Allah, ayın 20’si olur biz olur muyuz bilemediğim için, önerilerimi şura öncesi yazayım istedim.
***
Bu vesile ile 81 vilayet içerisinde sivil topluma en fazla desteği veren Doç. Dr. Tahir Büyükakın başkanımıza, Sivil Toplum Daire Başkanı ve ekibine teşekkür ederim.
Özellikle 2022’den bu yana sivil toplum kuruluşlarının tamamı, yaptığı her faaliyetinde ihtiyaç duyduğu desteği görüyor.
Hatta fazla fazla görüyor!
Konu şayet sivil dünya sivil toplum ise söyleyeceğim hiçbir şey yok, sadece teşekkür…
Ama konu İzmitlilik ve Kocaelililik üzerine ise bu bilicin artması için hemşeri derneklerine verilen desteğin sınırlandırılması ile başlanması gerektiğini söylemek zorundayım.
***
Sayıca bu kadar fazla, bu kadar faal, bu kadar çalışkan hemşeri dernek başkanları büyükşehir belediyemizin de desteği ile geldikleri memleketlerini kültürlerini memleketlerinde yaşanmadığı kadar yaşatıyorlar!
Geceler, yemekler, panayırlar, konserler…
Bir şehrimizin kurtuluşu kurtulduğu yerde 300 kişi ile kutlanırken Kocaeli’nde kapalı spor salonları kongre merkezleri dolup taşıyor!
Bu durum hemşerilik bilinci ve kültürün yaşatılması açısından faydalı olsa da, İzmitlileşmemize de biraz engel oluyor(!)
Geçtiğimiz 5 yıl, faal olmayan tüm derneklere de bol bol can suyu verildi dernekçilik nasıl yapılır da öğretildi, faaliyet yapmayana fikir de verildi, masası sandalyesi kötfesi döneri ayranı suyu dahi verildi!
İftarlar, yöresel yemekler, piknikler ziyadesi ile yapıldı!
Bence bundan sonra derneklerden şehrimizin kültürünü öne çıkartacak içerikte programlar istenmeli.
Bir Proje yapalım da derneğe destek alalım sona ermeli.
Gerekliydi gereğinden fazla yapıldı, bitmeli!
Kardeş şehir uygulaması da şehrimizin maddi anlamda yararına değil!
***
50 yaşındayım, 35 yıldır buradayım ve sahip olduğum her şeyi bana bu şehir verdi.
Hepimize verdi.
Vefat edenlerimize mezar yeri bile verdi!
Ben uzun zamandır sadece İzmitliyim.
Kocaelisporluyum.
Çocuklarım da öyle.
Sosyal medyamda memleket kısmını İzmit- Kocaeli olarak değiştirdim.
İnsanlık için küçük ama benim için önemli bir adım.
Hadi ben 35 yıl önce geldim 100-150 yıl önce gelen dahi nerelisin dendiğinde görmediği yaşamadığı memleketini söyler ise o zaman hepimize yoksa siz hala çekoslavakyalılaştıramadıklarımızdanmısınız! Denmesi farz olur!
Hemşeri dernekleri bu kadar aktif ve güçlü olmaya devam ederse hemşericilik te devam eder!
İzmitin çocuğu herkese yettiği gibi, izmit de çocuğuna yetmeli!
***
Yani demem o ki, hemşeri dernekleri 10 yıl 20 yıl önceki gibi değil, hepsi kendi kendine yetebilir durumda, güçlü tanınmış zengin üyeleri yöneticileri var, salon mekan desteği neyse de maddi destek fazla!
Kent konseyi vesilesi ile verilen yadep desteklerine bence hemşeri dernekleri dahil edilmemeli, dileyen üyesinin katkısı ile yapar zaten, üyesi destek vermeyen de yapmamalı!
Bundan sonra belediyemizin tüm desteği Kocaeli kent kültürüne, sanatına, yemeğine, halk oyunlarına, mimarisine yani kültürel miraslarına yönelik faaliyet yapanlara olmalı.
Büyük konser organizasyonları öncesi sahneye şehrimizin aşığı ozanı klarnetçisi darbukacısı kemancısı çıkartılıp gençlerle tanıştırılmalı.
Ülke ve dünya çapında tanınmış isimleri davet edilmeli.
Şehrin değerlerine değer verilmeli.
Böyle böyle oluşur Kent Kültürü.
İlk düğme bu, doğru iliklemez isek yapılacak diğer işlerde hedeflenen ilerleme zor!
***
2. Önemli konu da, bu işleri başına şiir yazan, roman yazan, tiyatro oynamış piyes yazmış, korolara katılmış, İzmit’in sokaklarında anıları olan, yukarıda yazdığım özelliklerde ki isimlerle tanışıyor olan, sosyal!
Mümkünse bir müzik aleti çalabilenlerin görevlendirilmesi!
O işin arkası sarı sekiz diyen İzmitliler ile iletişim kurmuş olmalı!
Ya da Tahir başkan kadar koşturan, dinlerken “can kulağı ile dinleyen” gelmeyene giden bu konulara kendini adamış gününü haftasını ayını makam odasında geçirmeyen maaş aldığı alana maaşını harcayan zamanını parasını enerjisini harcayan insanları arayan bulan önemseyen süreçlere dahil eden, yaradılanı yaradandan ötürü kabulenebilmiş, enerjisi yüksek, atandığı alanla ilgili eksiklerini tamamlama niyetinde olan bürokratlar ile mümkün!
YORGUN BÜROKRATLAR DEĞİL!
COŞKUN BÜROKRATLAR…
Coşan çağlayan…
Gerisi Allah’ın izniyle olur zaten.
Şura güzel düşünülmüş, inşallah heyette derdimizi anlayan birileri de varsa tadından yenmez.
Sürç-ü lisay ettiysem hamd ola.
Bu Haberi Beğendin Mi?
1 kişiden 1 kişi beğendiSen de yorumunu yaz!
E-posta adresin gizli kalacaktır. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun *Haftanın Özeti
Son dakika haberleri, resimler, videolar ve özel röportajlar



