Kocaeli Haberleri Kocaeli Son Dakika

Kocaeli'nin Nabzını Tutan Site Kocaeliparaf.com'a Hoşgeldiniz. Kocaeli'in Güçlü Sesi, Kocaeli Haber, Kocaeli Haberleri, Kocaeli Yerel Haberleri

Kocaeli Paraf Haber Sitesi

Kemalpaşa Mh. Cumhuriyet Cd. Petan İşhanı Kat: 5 No:30 İzmit, Kocaeli
sennuruzan@gmail.com

Emekçilerin Can Güvenliği Hiçe Sayılıyor

Kocaeli emek platformu tarafından 3 Mart “İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü” nedeniyle basın açıklaması gerçekleştirildi. Kocaeli emek Platformu 3 Mart “İş Cinayetlerine K…

Kocaeli emek platformu tarafından 3 Mart “İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü” nedeniyle basın açıklaması gerçekleştirildi.

Kocaeli emek Platformu 3 Mart “İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü dolasıyla basın açıklaması yaptı.  Emek platformu adına açıklama yapan Makine Mühendisleri odası Kocaeli Şube Başkanı Murat Kürekçi, “İş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin, iş kazalarında iş göremez hale gelen işçilerin sayısının dahi tespit edilemediği bir dönemdeyiz. İş kazaları ve iş cinayetleri kamuoyunda normalleştirilerek, yaşam ve çalışma hakkı gasp ediliyor. Cinayetler ve kazaların önlenmesi, meslek hastalıklarının engellenmesi şöyle dursun, maliyet ve işgücü hesabı yapılarak bu çalışmalara kaynak bile ayrılmıyor, emekçilerin can güvenliği hiçe sayılıyor” dedi.

BU KONUDA MEVZUATLAR YETERSİZ

Makine Mühendisleri odası Kocaeli Şube Başkanı Murat Kürekçi, İSİG Meclis verilerine göre ise 2018 Yılı: 1923 kişi (Kocaeli 81 kişi, 2017 Yılı: 2006 kişi (Kocaeli 71 kişi, 2016 Yılı: 1970 kişi (Kocaeli 89 kişi), 2015 Yılı: 1730 kişi (Kocaeli 54 kişi), 2014 Yılı: 1886 kişi (Kocaeli 65 kişi), 2013 Yılı: 1235 kişi (Kocaeli 33 kişi) yaşamını yitirdi. Ancak biliyoruz ki, SGK verileri sigortalı kişilere ait veriler olmaktadır ve tarım işçilerinin, mültecilerin ve kaçak çalıştırılan kişilerin ölümleri iş kazası istatistiklerine girmemektedir. Her yıl, evine ekmek götürmeye çalışan 2 bine yakın işçinin hayatını kaybediyor olması, ülkemizdeki işyerlerinin güvensiz ve ilgili mevzuatın yetersizliği olduğunu göstermektedir” diye belirtti.

DENETİM MEKANİZMASI ÇALIŞMIYOR

Sözlerinin devamında Kürekçi, “6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve kanun çerçevesinde bu güne kadar yapılan düzenlemeler problemlidir. Bununla birlikte, 4857 Sayılı İş Kanunu’nda yer alan “telafi çalışması”, “denkleştirme”, “çağrı üzerine çalışma”, “kısmi süreli çalışma”, “asıl işveren-alt işveren ilişkisi” başta olmak üzere kuralsız çalışma koşulları olduğu sürece işçi sağlığı ve iş güvenliği alanındaki düzenlemeler bir anlam ifade etmeyecektir.AKP’nin sanayileşme ve kalkınma politikası, iş gücü maliyetlerinin düşürülmesine ve sermayenin denetimsizliğine dayanmaktadır, çalışma yaşamını emekçilerin aleyhinde kuralsızlaştıran bu politika iş cinayetlerinin artmasındaki önemli etkenlerdendir. Zaten yeterli sayı ve olanaktan yoksun olan denetim mekanizması siyasi müdahalelerle de tamamen çalışmaz hale getirilmektedir. Bunun en somut halini seçim dönemlerinde durdurulan işletme denetimlerinde görüyoruz. Bir yanda işçilerin ölümlerini öte yanda bu ölümlerin çok yaşandığı işyerlerinin yandaş patronlarına cumhurbaşkanı ve bakanların ödül verdiği törenleri görüyoruz” İfadelerini kullandı.

İŞVEREN SORUMLULUKLARINDAN KAÇIYOR

Kürekçi, “Bunun yanında, ülkemizde işçi sağlığı ve iş güvenliği uygulamaları, basit bir hizmet alımına dönüştürülmek istenmektedir. Bir danışmanlık hizmeti olan işçi sağlığı ve iş güvenliği uygulamalarında sorumluluk hem işin gereği hem yasanın gereği bütünüyle işverene aitken, ülkemizde işveren tüm sorumluluklardan kaçmaktadır. Bu kaçış için ise, danışmanlık hizmeti aldığı iş güvenliği uzmanını sorumlu tutmaktadır. İşverenin önleyici, engelleyici çalışmaları yapmadığı, kaza yaşanan durumlarda fatura iş güvenliği uzmanı veya bir başka ücretli çalışana kesilmektedir, yargı önüne iş güvenliği uzmanları çıkarılmaktadır” dedi

SENDİKAL HAKLAR BASKI ALTINDA

Ülkemizde iş cinayetlerinin, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının bu denli yaygın olmasının bir diğer nedeni de, emekçilerin sendikal haklarının baskı altında tutulmasıdır. Sendikal örgütlenmenin önündeki engeller tüm çalışanlar için kaldırılmadıkça işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda yol almak mümkün olmayacaktır. İSİG Meclisi raporlarına göre 2018 yılında iş cinayetlerinde ölen işçilerin %98’i sendikasızdır. Sendikasız uzman, sendikasız işçi, örgütsüz bir çalışma yaşamı ile emekçiler tüm olumsuzluklara karşı açık ve savunmasızdır.

DÜZENLEME YENİDEN ELE ALINMALI

Son olarak Kürekçi, “İşçi sağlığı ve iş güvenliği alanına ilişkin düzenlemelerin ve denetimin yalnızca Aile, Çalışma Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülmesi, doğru kararların alınmasının önünde bir engeldir. Bu nedenle düzenleme ve denetleme; Aile, Çalışma Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın yanında, Sağlık Bakanlığı, üniversiteler, sendikalar ve meslek örgütlerinden oluşan idari ve mali yönden bağımsız bir enstitü tarafından yerine getirilmelidir. Çalışma yaşamına ilişkin tüm düzenlemeler bu enstitü tarafından yeniden ele alınmalı ve kararlaştırılmalıdır. Bizler, her 3 Mart’ta olduğu gibi bu gün de iş cinayetleri ile mücadele etmek için sesimizi yükseltiyoruz. Ölüm, yaralanma ve sakat kalma; esnek ve güvencesiz çalışma hiçbir emekçinin kaderi değildir. İnsan onuruna yakışır, güvenli ve güvenceli çalışma hakkımız için sesimizi yükseltiyoruz” diye konuştu.

Bu Haberi Beğendin Mi?
0 kişiden 0 kişi beğendi

Sen de yorumunu yaz!

E-posta adresin gizli kalacaktır. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun *