Bir Zil Gündem Oldu, Bir Şehit Unutuldu
Bu ülkede gündem artık haberle değil, gürültüyle belirleniyor. Hakikatle değil, algıyla şekilleniyor. Acıyla değil, tartışmayla büyüyor. Bir okulun zil sesi günlerce konuşuluyor. Bir tartışma sosyal medyada çığ gibi büyüyor.
Bu ülkede gündem artık haberle değil, gürültüyle belirleniyor.
Hakikatle değil, algıyla şekilleniyor.
Acıyla değil, tartışmayla büyüyor.
Bir okulun zil sesi günlerce konuşuluyor.
Bir tartışma sosyal medyada çığ gibi büyüyor.
Bir gözaltı ülke gündemine oturuyor.
Ekranlar doluyor, yorumlar çoğalıyor, saflar belirleniyor.
Ama aynı günlerde bu ülke bir şehidini veriyor…
Ve bu haber sessizce akıp gidiyor.
Balıkesir semalarında düşen bir F-16…
Bir pilot…
Bir baba…
Bir eş…
Bir evlat…
Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat şehit oluyor.
“Göklerdeki istikbalimiz için buradayız” diyen bir asker,
o göklerde bu ülke için can veriyor.
Ama ülke olarak biz neyi konuşuyoruz?
Bir zil sesini…
Bir tartışmayı…
Bir sosyal medya kavgasını…
Sorun burada başlıyor.
Artık mesele olaylar değil, öncelikler.
Artık problem haberler değil, neyi büyüttüğümüz.
Artık tehlike fikirler değil, kutuplaşma dili.
Toplum bilinçli şekilde geriliyor.
İnsanlar bilinçli şekilde karşı karşıya getiriliyor.
Duygular keskinleştiriliyor.
Sinir uçlarıyla oynanıyor.
İnanç, kimlik, yaşam tarzı üzerinden fay hatları kaşınıyor.
Bu çok tehlikeli.
Çünkü bu ülke tarih boyunca şunu çok acı tecrübelerle öğrendi:
Toplumu kutuplaştırmak kolaydır, toparlamak yıllar alır.
Kızgınlık hızla yayılır, sağduyu yavaş ilerler.
Öfke manşet olur, akıl sessiz kalır.
Bugün en çok ihtiyacımız olan şey bağırmak değil.
Konuşmak değil.
Tartışmak hiç değil.
Bugün en çok ihtiyacımız olan şey: sağduyu.
Herkesin her konuda konuşması gerekmiyor.
Herkesin her tartışmada taraf olması gerekmiyor.
Herkesin her olayı büyütmesi gerekmiyor.
Çünkü bazı anlarda konuşmak değil,
susmak erdemdir.
Bazı anlarda paylaşmak değil, düşünmek sorumluluktur.
Bazı anlarda taraf olmak değil, vicdanlı olmak gerekir.
Bu ülke çok acı gördü.
Çok bedel ödedi.
Çok yanlış yaptı.
Çok hatayı pahalıya öğrendi.
Aynı hataları yeniden üretmenin kimseye faydası yok.
Ne inançlar kavga sebebi olmalı,
ne kimlikler,
ne düşünceler,
ne yaşam tarzları…
Çünkü bu topraklarda herkes aynı gökyüzünün altında yaşıyor.
Aynı bayrağın altında nefes alıyor.
Aynı acılarda ağlıyor.
Aynı şehitlerde yüreği yanıyor.
Gerçek gündem budur.
Gerçek mesele;
bir okulun zil sesi değil,
bir sosyal medya tartışması değil,
bir gündem köpürtmesi değil…
Gerçek mesele:
Bu ülkenin bir pilotunun şehit düşmesidir.
Bir çocuğun babasız kalmasıdır.
Bir evin ocağının sönmesidir.
Bir annenin yüreğinin yanmasıdır.
Ve biz bu acıyı konuşmak yerine, birbirimizi konuşuyoruz.
Bu en büyük kayıptır.
Bugün akıllı olmak zorundayız.
Bugün soğukkanlı olmak zorundayız.
Bugün sağduyulu olmak zorundayız.
Çünkü bu ülkenin gerilime değil,
kutuplaşmaya değil,
öfkeye değil…
Birliğe, akla ve vicdana ihtiyacı var.
Ve bazen bir ülkeyi kurtaran şey,
yüksek sesler değil…
Sessiz akıldır.
Bu Haberi Beğendin Mi?
3 kişiden 3 kişi beğendiSen de yorumunu yaz!
E-posta adresin gizli kalacaktır. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun *Haftanın Özeti
Son dakika haberleri, resimler, videolar ve özel röportajlar




