Asgari Ücretli Ve Emeklilerimiz
2026 Yılı asgari ücretle çalışanlarla ilgili çalışmalar başladı. Asgari ücret çalışanlar için oldukça önemlidir. Bu ücret Onlar için gelir kaynağıdır. Geçim işidir. Hayata tutunma, yarına bugünden hazırlık yapma işidir.
Kemal Demirci
Köşe Yazarı
2026 Yılı asgari ücretle çalışanlarla ilgili çalışmalar başladı.
Asgari ücret çalışanlar için oldukça önemlidir.
Bu ücret Onlar için gelir kaynağıdır.
Geçim işidir.
Hayata tutunma, yarına bugünden hazırlık yapma işidir.
Bu gün beklentiler gün ışığı gibi ortada, asgari ücrete gelecek artıştan çalışalar umutsuz.
Haykırıyorlar hayat çok pahalı diyorlar.
Çarşıya pazara ulaşamıyoruz diyorlar.
Piyasa da ev kiraları el yakıyor diyorlar.
İşçi ümitsiz.
Çalışanlar da bir grup ise belki diye umutla bekliyorlar.
Bu günlerde sosyal medyada her şey göz önünde yaşanıyor.
Geçtiğimiz yıl bu günlerde asgari ücretle ilgili ümitler suya düşmüştü.
Yılın son çeyreğinde beklenen asgari ücrete ara zam beklentisi de hüsran oldu.
Toplumun geniş kemsin de umutsuzluk oldukça ilerde.
Suya, doğalgaza, elektriğe fazlasıyla zam geldi.
Çarşıda, pazarda gıda el yakıyor.
Mevsim ürünlerinin yanına yaklaşılmıyor.
Örneğin elma, nar, portakal gibi ürünler oldukça pahalı.
Et, süt ürünlerinin fiyatının erişilmez olduğunu bilmeyen yok.
Piyasa yeni yıl geliyor diye iğneden ipliğe fazlasıyla zam geldi.
Devlet vergileri %35 den fazla yükselti.
Asgari ücret ele geçmeden şimdiden %35 eridi.
Yine gelir seviyesi en alt grup olan asgari ücretli, dört gözle çalışmaların sonucunu bekliyor.
Çalışmalara ve söylemlere bakılırsa, umutlu olmak hiçte kolay değil.
Güzelim memlekette ise emeklilerin durumu çalışanlardan daha da kötü.
Memlekette emeklilerimizin durumu içler acısı.
Emekliler sokakta.
Emekliler eylemde.
Emekli vatandaş biz sadaka değil kesilen birikimimizin karşılığını istiyoruz diyor.
Memur emeklisi verilmeyen seyyanen zammı istiyor.
Bu günlerde evlerde doğalgaz düğmesine ulaşılamıyor.
Elektrik düğmesine ise el gitmiyor.
Dışarıda bir bardak çay el yakıyor.
Şehir içi ve şehirler arası yol ücretleri çok yüksek.
Şehirlerarası kara taşımacılığı çok pahalı.
Mazot pahalı.
Yakıt pahalı.
Otobüsçüler zarardayız diyor.
Nakliyeciler huzursuz, kazanamadıklarını beyan ediyorlar.
Sokakta emeklilerin gözlerinden akan yaşlar var.
Yürekten kopan çaresizlik ve hayata küslük var.
Omuzlar düşmüş, boyun bükülmüştür.
Şimdi soruyoruz, emeklinin yıllarca kesilen ücretleri nerde?
Devlet ne istemiş de emekli çalışırken vermemiştir.
Oysa devlet çalışanından eline geçmeden emekli keseneklerini almadı mı?
Alınan bu ücretlerle neden daha iyi bir gelecek için yatırım yapılmadı?
Yaklaşık 20 yıldan fazla süregelen icraat sonunda, neden, devlet Emeklisini açlığa muhtaç etmiştir?
Bu günlerde Emeklilerin çilesi bitmiyor.
Yorgun düşen bedenler, hastane kapılarında ve telefon başındadır.
Randevu de randevu…
Emekli ilaçlarını zor buluyor.
Çoğu yok.
Benzeri var.
İlaç farkı ödemesi de çabası.
Nasıl olacak Emeklimizin hali?
Dile kolay.
Oysa Emekli çalışma hayatına ömür vermiştir.
Dostlar, Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültür değil mi?
Bu gün sosyal bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti Emeklilerine beklenen ücreti vermek zorundadır.
Biz buna inanıyor ve Emeklimizin hak ettiği gerçek ücreti alacaklarından eminiz.
Emekliler umutla bekliyorlar.
Bu bekleme süreci çok mu çok uzun olamaz.
Ne diyelim Karagözlüm.
Emeklilerimiz onurca yaşam ücretini fazlasıyla hak ediyor.
Yine Emeklilerimiz saygıyı da fazlasıyla hak ediyor.
Dileriz, emeklilerimiz hak ettiklerini en kısa sürede alarak, mutlu olurlar.
Bu Haberi Beğendin Mi?
5 kişiden 5 kişi beğendiSen de yorumunu yaz!
E-posta adresin gizli kalacaktır. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun *Haftanın Özeti
Son dakika haberleri, resimler, videolar ve özel röportajlar




