Barış, Bir Coğrafyanın Değil Bir Vicdanın Adıdır
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Barış Paradigmasını Devletlerarası Siyasi Kültürün Önsözü Haline GetiriyorAzerbaycan ve Ermenistan arasında Abu Dabi’de gerçekleşen görüşme, tarihin sayfalarına özel bir dönüm noktası olarak kaydedildi.
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Barış Paradigmasını Devletlerarası Siyasi Kültürün Önsözü Haline Getiriyor
Azerbaycan ve Ermenistan arasında Abu Dabi’de gerçekleşen görüşme, tarihin sayfalarına özel bir dönüm noktası olarak kaydedildi. Bu buluşmanın en dikkat çekici ve hafızalarda iz bırakan yönlerinden biri, Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev’in “Zayed İnsan Kardeşliği Ödülü”ne layık görülmesidir.
"Zayed İnsan Kardeşliği Ödülü"nün kökeni tarihi bir hadiseye dayanmaktadır: 4 Şubat 2019 tarihinde Abu Dabi’de Katolik Kilisesi lideri Papa Fransisk ve El-Ezher Kurumu Büyük İmamı Ahmed el-Tayyib bir araya gelerek dünya barışı ve birlikte yaşam adına "İnsan Kardeşliği Belgesi"ni imzalamışlardır. Ödülün temel amacı, dünyada barış, hoşgörü ve insan kardeşliği değerlerini teşvik eden kişi veya kuruluşları onurlandırmaktır. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, gerek yerel gerekse uluslararası platformlarda tolerans, barış ve halkların haklarına saygı gibi yüce değerlerin vazgeçilmez ilkeler olduğunu her fırsatta vurgulamaktadır.
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın bölgede barışın tesisi yönündeki çabalarından dolayı bu ödüle layık görülmesi, yeni bir dünya düzeninin başlangıcı olarak nitelendirilebilir. Süreç analiz edildiğinde, bu ödülün küresel barış sürecinde kritik rol oynayan şahsiyetlere takdim edildiği açıkça görülmektedir. Azerbaycan, 44 günlük Karabağ Zaferi ile sadece topraklarını işgalden kurtarmakla kalmamış, aynı zamanda bölgede sağlam temellere dayanan bir barış konsepti ileri sürmüştür. Bu konseptin temel sacayaklarını şu şekilde özetlemek mümkündür:
1. Diplomatik Başarı: Azerbaycan’ın yürüttüğü başarılı diplomatik müzakereler, Ermenistan siyasi elitinin 2020 yılına kadar Azerbaycan topraklarını işgal altında tuttuklarını zımnen ve resmen itiraf etmesiyle sonuçlanmıştır.
2. Toprak Bütünlüğünün Tanınması: Ermenistan Başbakanı, Azerbaycan’ın mevcut sınırları dahilindeki toprak bütünlüğünü tanıdığını beyan etmiştir.
3.Stratejik Sabır ve Tolerans: Azerbaycan, topraklarını kurtarmak için 30 yıla yakın bir süre boyunca uluslararası diplomasi nezdinde çözüm için siyasi bir tolerans örneği sergilemiştir.
4. Medeniyetler Arası Diyalog: Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, iktidarı süresince dünya devletlerini medeniyetler diyaloğu, uzlaşı kültürü ve ayrımcılıkla mücadele gibi insani paradigmalar etrafında birleşmeye davet etmiştir.
5. Çok Yönlü Barış Politikası: Azerbaycan’ın sadece ikili değil, çok katmanlı bir barış politikasını esas alması, Güney Kafkasya’yı ABD ve diğer küresel aktörler için bir "barış evi"ne dönüştürmüştür.
6. Ermenistan’daki Değişim Süreci: Azerbaycan’ın istikrarlı duruşu, Ermenistan anayasasındaki saldırgan maddelerin değiştirilmesi ve Ermenistan’daki şovenist odakların etkisiz hale getirilmesi sürecini hızlandırmıştır.
7. Azerbaycan’ın "büyük ve sürdürülebilir barış" vizyonu; Azerbaycan, Ermenistan ve Washington arasındaki üçlü iş birliğinin temelini atmıştır. Bu süreçte gündeme gelen TRIPP Koridoru, ekonomik iş birliğinin ve gelecekteki dünya nizamının en stratejik güzergahı olma potansiyeline sahiptir.
8. Öte yandan, Fransa Ulusal Meclisi’nin Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü hiçe sayan ve terör eylemlerine karışmış kişilerin serbest bırakılması yönündeki talepleri, Paris’in barışın değil, çözümsüzlüğün tarafında olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır. Fransa’nın TRIPP Koridoru’ndan duyduğu rahatsızlık aşikardır. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in "Zayed İnsan Kardeşliği Ödülü"ne layık görülmesi, Batı’daki bazı şovenist çevreleri rahatsız etse de Azerbaycan artık Güney Kafkasya’da ve küresel ölçekte barışın vazgeçilmez bir aktörü olarak konumunu tahkim etmiştir.
Günümüzde dünya, küreselleşmiş sistemin yeni bir nizam arayışı içindedir. Bu arayışta Azerbaycan, Türkiye ve ABD önemli roller üstlenmektedir. Küresel kaosun hüküm sürdüğü bir dönemde, sürdürülebilir ve çok boyutlu barışa olan ihtiyaç daha net hissedilmektedir.
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in bu ödüle layık görülmesi, bölgesel istikrarın korunmasında liderlik vasıflarının önemini tescillemiştir. Bu liderlik; yüksek siyasi kültür, barışı devlet politikasının ön sözü (preambulası) haline getirme ve uluslararası hukukun zayıf kaldığı noktada adaleti tesis etme gücüyle şekillenmiştir. 1992 yılından kalma ve adaletsiz bir uygulama olan 907. Madde’nin (Section 907) tamamen kaldırılması, ABD-Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinin kurumsallaşması adına artık bir zorunluluktur.
Azerbaycan liderinin sunduğu yeni barış paradigması, sadece bölge için değil, Yakın ve Orta Doğu’daki krizlerin çözümünde de ilham verici bir model teşkil edecektir.
Hüseyn İbrahimov
Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi Felsefe ve Sosyoloji Enstitüsü'nde baş araştırmacı, Felsefe Doktoru
Husib@mail.ru
Bu Haberi Beğendin Mi?
0 kişiden 0 kişi beğendiSen de yorumunu yaz!
E-posta adresin gizli kalacaktır. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun *Haftanın Özeti
Son dakika haberleri, resimler, videolar ve özel röportajlar




